16 Ekim 2014 Perşembe

Rephair ile Saç Dökülmesine Elveda!

Saç dökülmesi gerek genetik gerek de çevresel faktörlerle her yaş grubunda ortaya çıkabiliyor. Örneğin ben 19 yaşında olmama rağmen maalesef bu sorunu "genetik" sebeplerden dolayı yaşıyorum. Son zamanlarda ne kullandıysam çare olmadığından da saçlarıma hiçbir kimyasal madde sürmemek için sadece saf zeytinyağı sabunu ile yıkıyordum bu da saçlarımı hem çok cansız hem de inanılmaz sert yapıyordu. Sonra hiç beklenmedik bir anda Rephair ile tanıştım, ki öncesinde reklamlarını da görmüştüm ama ne yalan söyleyeyim almayı düşünmemiştim, onlar da denemem için bana bu seti hediye edince bir blog yazısı şart oldu dedim ve sizlere son zamanların benim için mucize şampuanı Rephair'i takdim etmeyi bir borç biliyorum!


Rephair, 2013 yılında Almanya'dan Lob'in Europe ödülü kazanmış bir saç bakım markası. Öncelikle elbette Tüketici Memnuniyet Ödülü kazanmış bir marka olması insana güven veriyor.  Tüm saç tipleri için uygun olan bu ürünler bir şampuan bir de losyon olarak ikili set halinde geliyor. Günlük kullanıma uygun olan Rephair Saç Bakım Seti, size kısa bir süre zarfında saç dökülmesini sıfıra indirmeyi vaad ediyor. Bana gelirsek de ben yaklaşık 1 aydan daha uzun bir süredir kullanmaktayım ve saç dökülmelerim neredeyse sıfıra indi, gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.


Rephair Şampuan, 300 ml. olarak satışa sunulmuş. Piyasadaki çoğu "saç dökülmesini önleyici" şampuana göre gerçekten muazzam kokuyor bunun garantisini verebilirim. Ben her duşa girdiğimde ürünü kullandım. Paraben ve boya içermemesi, alerji ve iritasyona sebep olmaması, içerdiği vitamin ve minerallerle canlı ve güçlü saçlar vaad etmesi elbette büyük artılar. Yalnız tek nacizane önerim eğer çok yağlı ve kepekli bir saç yapınız varsa Rephair ile yağlanmayı ve kepeği önleyici bir şampuanınızı dönüşümlü olarak kullanmanız.


Rephair Losyon, 60 ml. olarak satışa sunulmuş. Çok bereketli bir ürün olduğundan ben kullan kullan bitiremedim. Kolay bitecek bir ürün değil yani. Losyonun yapısı çok hafif ve saçta yağlanma yapmıyor ki genelde losyonların çoğu saçta yağlanma yapıyor. Capigen içerdiği için canlı ve güçlü saçlar vaad ederken, hipoalerjik olduğu dermatolojik testlerle kanıtlanmış bir formüle sahip. Ben bir tek şişesindeki fısfıs olayını sevmedim. Elinize sıksanız olmuyor, saça sıksanız olmuyor. O şişe başlığı umarım değiştirilir yakın zamanda.



Rephair, benim çok severek kullandığım bir set oldu. İlk paketini bitirdim nerdeyse ve de memnun kaldım. Elbette memnun kalma süresi kişiden kişiye göre değişmekte. Bu yolda 3, 4 paket tüketen de var problemine göre. TVStore üzerinden Rephair'a sahip olabilirsiniz veya öncesinde websiteleri rephair.com.tr'yi ziyaret edebilirsiniz!


7 Ekim 2014 Salı

Albüm İncelemesi: Mükemmel / Hande Yener (2014)

Hande Yener, 2000li yılların tartışmasız en başarılı kadın vokallerinden biri olarak bugün karşımızda. 2000 yılında Senden İbaret albümüyle başladığı müzik kariyerine 14 senede 12 albüm ve sayısız single sığdıran Kraliçe, ilk çıkış parçası Yalanın Batsın ile türk popuna "club/dance pop" isminde bir yenilik getirip kariyeri boyunca hep farklı ve yenilikçi olmayı tercih etti. Apayrı albümüyle girdiği elektronik müzik piyasasında hala eşi benzeri yapılamamış albümler piyasaya sürüp, Türkiye'de eşcinsellerin adının dahi anılmaktan çekinildiği dönemlerde gay clublarda sahneye çıkıp, klipler çekmiş ve filmlerinde rol almıştı. 2010 yılında popa kesin dönüş yapan Hande Yener, Hande'ye Neler Oluyor? albümüyle her ne kadar başarılı bir ivme sağlasa da, devamında Sinan Akçıl ile yaptığı Hande'yle Yaz Bitmez, Teşekkürler, Kraliçe gibi albümlerle birkaç hit anca çıkarabilmiş ve kendi kendini tüketmişti. 2013'e geldiğimizde Berksan ile ilk işbirliği olan Ya Ya Ya Ya isimli single ile sadece Youtube'da 50 milyon kez dinlenirken yıldızı bir kez daha parlayan Hande Yener, bugün karşımıza Berksan, Altan Çetin, Mert Ekren, Volga Tamöz gibi isimlerle birlikte piyasaya sürdüğü son albümü Mükemmel ile çıkıyor.


Ve Hande Yener, küllerinden yeniden doğduğu Mükemmel ile blogumun ilk albüm incelemesinde yer alıyor!

Mükemmel, 24 şarkı 2 diskten oluşan bir albüm. Aslına bakarsak 14 yeni parça, 2 cover, 8 remix bulunuyor. Remixler bana kalırsa birkaç tanesi duşunda inanılmaz can sıkıcı o yüzden onlara değinmek bile istemiyorum. Coverlar ise hem sürpriz niteliğinde hem de gerçekten başarılı. Hazırsak bence hemen şarkılara hızlıca bir göz atalım.

Disk 1


  • Alt Dudak: Yener'in eski dostu Altan Çetin ile birlikte hazırladığı "hasta la vista, baby!" dizeleriyle bizi bizden alan parça, albümün tanıtım teklisi olarak piyasaya sürüldü. Yazın sağlam bir liste başarısı ve dinlenme sayısı elde eden parça, yüksek tempoda iyi bir yaz şarkısı ama dediğim gibi sadece yazın iyi gider. Albümün diğer şarkılarına baktığımızda ticari olarak doğru seçim ama derinlik olarak hepsinin altında eziliyor.
  • Sokak Kedisi: Yine Altan Çetin'in elinden çıkan Sokak Kedisi bana kalırsa alt yapısı ve gitar tınılarıyla gayet güzel bir "giderli". Aliterasyon ve asonansın ağlatıldığı parça da Hande Yener diskografisi için iyi bir seçim.
  • Herkes Yoluna: Berksan'a ait parça zaten buram buram Berksan kokuyor. Mantıklı dizeler, anlamlı bir devamlılık ile oluşturulan parça bana Hande Yener'in Aşk Kadından Ruhundan Anlamıyor albümüne göz kırpıyor gibi geldi. 
  • Kaybol: Albümün en orijinal parçalarından raggae esintili parçası yine Altan Çetin imzalı. Tahminimce kliplendirilmeyeceği için göz ardı edilecek parçayı dinlemenizi ısrarla öneririm. Orta tempoda lokum gibi bir eser.
  • Bileti Kes: Altan Çetin'in giderlere gider kattığı en eğlenceli parçalardan biri bence albümdeki. Hande'nin şarkılarındaki "Güçlü Kadın" imajını güzelce destekleyen Bileti Kes, yüksek tempoda çok da eğlenceli bir kop kop.
  • Unutanlar Gibi (feat. Mehmet Erdem): Şimdi slow denildiğinde bir durmamız ve şapkamızı önümüze alıp Hande ablamızı saygıyla selamlamamız lazım. Çünkü slowda kadın akıtıyor yani, parçalıyor. Berksan imzalı bu güzel şarkıda da Hande Yener döverken maalesef Mehmet Erdem thai masajı yapıyor anca. Kadın evladı ölmüşcesine içli söylerken, Mehmet Erdem şarkıyı ruhsuzluğuyla provake ediyor. Handecim bu ne uyumsuz bir çift seçimi ama?
  • Bir Kış Masalı: Albümün ilk coverı olan Bir Kış Masalı, bir minik serçe parçası. Hande Yener'in de piyasaya Sezen'in solisti olarak atıldığını düşündüğümüzde aynı Sezen gibi söylemesi zaten kaçınılmaz. Düzenlemelerin neredeyse hiç bozulmadan orijinal bir şekilde okunması ise ayrı bir güzellik.
  • Karar Ver: Albümün ağa babalarından olan Berksan imzalı Karar Ver, özellikle alt yapısı ve düzenlemesiyle "hass..." dedirtiyor adama. Gerçekten aranjede Volga Tamöz'e büyük saygılarımı sunarım.
  • Mert Hakan'a ait Alt Dudak, Cihat Uğurel'e ait Sokak Kedisi, Çağın Kulaçoğlu'na ait Yangın remixi gayet güzel ama Nurettin Çolak & Levent Rodos'a ait Hani Bana remixinden iş çıkmaz.
Disk 2


  • Hani Bana: Mert Ekren imzalı Hani Bana çok çok eğlenceli bir parça. Hande, 2015 yazına kadar kliplendirmeye devam ederse bu parçayı da Haziran gibi patlatmalı bence. Beach clublar bunu hak ediyor.
  • Tebdil-i Aşk: Şimdi burada biraz duralım. Şarkı o kadar iddialı o kadar deyim yerindeyse billurlu ki dinlerken üstüme ağırlık çöküyor. Altan Çetin'in kalem tutan ellerinden öpüyorum ya, güçlü kadın şarkısı budur, "stay strong" budur abicim.
  • Naber: Albümün ikinci klibi Naber'e geldi. Sözlerinin alaycı ve küçümseyici tavrı nedeniyle midir nedir şarkı çok ama çok sevildi. Mert Ekren'i tebrik ediyoruz bu şarkıdan ötürü. 
  • Yangın: Yangın tam bir eski Hande Yener şarkısı. Buram buram 2000li yıllar kokuyor böyle acayip bir tınısı var tarif de edemiyorum. Berksan'a ait parçanın, ilk diskte de Hande Yener'in oğlu Çağın Kulaçoğlu'na ait bir remixi var.
  • İyi Şanslar: Mert Ekren imzalı güzel bir slow olan şarkıya diyecek hiçbir lafım yok. Özellikle bestesi gerçekten etkileyici ama bir yerde anlam düşüklüğü olduğunu düşünüyorum nedense. Bir de bana Sinan Akçıl parçalarını anımsattı nedense. 
  • Mükemmel: Berksan'a ait bu parça tam bir ego patlaması tam bir gaza getirme şarkısı. Ben dinleyince acayip gaza geliyorum sizde durum nedir bilemem ama maalesef albümün dikkat çekmeyen parçalarından.
  • O Kadın Gitti: Hande Yener'in sözü kendine, bestesi Berksan'a ait parçası yine şahane bir slow. Hande Yener'den bol bol şarkı sözü yazmasını diliyorum ben, hatta yazdığını da satsın, ben şarkıcı olsam ben bir tane alırım helalinden.
  • Bir Köşede Yalnız: Albümün ikinci coverı olan Bir Köşede Yalnız ise bir Ajda Pekkan şarkısı. Ajda'nın elbette uçurduğu parçayı Hande de çok güzel yorumlamış, çok da orijinal durmuş hiç sırıtmamış. Bence cover budur. Piyasanın "cover" kavramını bu albümde görmesi güzel olmuş.
  • Arka arkaya dört tane illallah ettiren Alt Dudak remixi. Cihat Uğurel ve Cemre Burak versiyonları fena değil de Kaan Gökman ve Barış Mert Peker versiyonları dinlenmiyordur bence. Hatta bu dört remixin dinlendiğini de düşünmüyorum ben pek, yanlış seçim Hande.

Son zamanların en güzel pop albümlerinden Mükemmel, ismiyle munhasır 10 üzerinden 8 alıyor benden rahat. Bol bol dinleyin, tadını çıkarın derim!

2 Ekim 2014 Perşembe

iPad'imde Neler Var? / What's On My iPad?

Yabancı youtuber'ların delicesine severek yaptığı ve benim de çok özendiğim bir TAG olan "What's On My iPad?" uzun süredir aklımdaydı. Nasıl yaparım nasıl yaparım diye düşünürken sizlere screenshotlarla anlatmayı mantıklı buldum ve blogumda bu güzel posta yer vermek istedim. Genelde "What's On My iPhone?" oarak gördüğümüz bu tag'i, hem iPhone kullanıcısı olmadığımdan hem de telefonumda çok fazla uygulama bulundurmadığımdan iPad'e uyarlamak istedim. Ha çok ısrar ederseniz "What's On My Samsung Galaxy Note II?" diye de bir post yaparız ama pek cool duracağını sanmıyorum, bir kere isimden kaybetti!


iPadimizin kilitli ekran sayfasında bizi Katy Perry'nin This Is How We Do klibindeki twerk yapan dondurmalar karşılıyor. 


Kilidi açtığımızda bizi iki farklı sayfa karşılıyor. Yine arkada aynı klipten tatlışko karpuzlar var. Klibe nasıl bir obsesyon geliştirdiysem artık... İlk sayfa (sol) zaten standart iPad ikonlarını içerirken, ikinci sayfa (sağ) özelleştirdiğim bölüm. Ben uygulamaları dağınık görmekten nefret ettiğim ve biraz da düzen tertip delisi olduğum için hepsini gruplandırdım bu şekilde. İsterseniz grupları ve uygulamaları yakından inceleyelim.


Social grubunda aktif olarak kullandığım sosyal ağlar mevcut. Bunları tek tek anlatmama gerek yok sanırım. Sayfalar'ı bilmeyenler için özet geçebilirim bir tek. Facebook'ta yönettiğiniz sayfalar için özel olarak geliştirilmiş bir uygulama başka bir nanesi yok.


Fashion grubunda severek takip ettiğim birkaç mağaza ve uygulama mevcut. BenModa içerisinde benim de yazılarımın bulunduğu bir online moda blogları platformu. Lookbook ise moda dergileri kadar büyük bir ilham kaynağı benim için. Dünyanın dört bir yanından birçok insanın stillerini paylaştığı bu görsel platform, hem bize dünya trendlerini takip etme imkanı sunuyor hem de "ne giysem" derdini biraz daha hafifletiyor.


Music gayet standart. Zaten en sık kullandığım uygulama Spotify bu grupta. Severek dinliyoruz efendim.


Photo da yine aynı şekilde. Zaten çok başarılı bir instagrammer da değilim farkındaysanız, o yüzden dehşet bir filtre veya edit programı kullanmıyorum. Birkaç tane standart programım var. Vintique inanılmaz efektlere ve filtreler sahip ücretli bir app. Moldiv ücretsiz ama yine de gayet başarılı. Pic Sticth aynı şekilde bir kes, biç içerikli bir edit app. We Heart It ise bu şahane arkaplan resimlerimin kaynağı.


Chat'e hiç girmesek de olurdu. Sadece Skype kullanıyorum o da çok ekstrem durumlarda. Ben "face 2 face" seviyorum arkadaş!



Games ise "why I have an iPad?" sorusuna cevap niteliğinde. Hayatının hiçbir döneminde Pc Oyunları sevdalısı veya delisi olmadım hala da çok sevmem ama sıkıldıkça bunlara sarar oldum. Candy Crush üç ayda bir açıp oynamadan kapattığım bir oyun ama neden hala orada ben de bilmiyorum. SongPop ise eşsiz (!?) müzik bilgimi yarıştırdığım bir app. Bilgi Yarışı, Resimli Kelime Bulmaca, Kelima Tahtası, Birleştir ile içimdeki ineği otlatırken, QuizUp, Icon Pop Quiz, Trivia Crack ile nerd tavrımı şaha kaldırıyorum. English Time'ı hazırlıkta oynuyordum kelime haznem için, baya başarılı bir oyun. Slots ve Diamond Dash de bir kere indirip oynamadıklarımdan. Uno Friends zaten baş tacı. Kardashian ile içimdeki prensesi şımartmaktayım. 8 Ball Pool ile derslerde online bilardo oynadığım için kendimden tiksiniyorken, Asphalts ile asfaltları ağlatıyorum. Ve asıl tutkum Sims Free Play'den VAZ GE ÇE Mİ YO RUM!


Lifestyle dediğime bakmayın nerede ıvır zıvır buraya tıkıştırdım. Burada size bahsetmek istediğim iki uygulama var diğerlerini siz de biliyorsunuzdur zaten. Video D/L muhteşem bir video depolama programı, sezon sezon dizi indirmek için ideal muhakkak edinin hala uygulama marketlerinde varsa. iDiziFilm ise bir dönem efsaneydi. Artık AppStore'da yok olduğu dönem de ücretliydi zaten çoğu kişi indirmemişti. İçerisinde binlerce dizi ve film olan inanılmaz bir uygulama, şu hayatta paraya kıyıp yaptığım en güzel iş oldu bence.


Son grubumuz ise Shopping. Ayrı ayrı bahsetmeme gerek olmayan 4 tane shopping app içeriyor. Ama merak edenler ASOS ve AliExpress alışveriş postlarımı üstlerine tıklayarak okuyabilirler.


Benim iPadim ve içerisindeki sıkıcı über sıradan uygulamalar böyleydi. Sizde neler var, en sevdiğiniz uygulamalar neler muhakkak bilmek istiyorum, yorum atmayı unutmayın!


this is how we do, yeah chillin' laid back
straight stuntin' yeah we do it like that
this is how we do 
do do do do
this is how we do


27 Eylül 2014 Cumartesi

Parfüm İncelemesi: Black Sun Sport by Salvador Dali

Uzun süre sonra yine sizinleyim. Çok çok uzun bir ara verdim bloguma siz de farkındasınız ki. Gerek yoğunluğumdan gerek okulların açılmasından gerek de biraz içerik toplamak adına ve daha kaliteli yazılarla geri dönebilmek için bir ara verdim ama artık buradayım her zamanki gibi! Söylediğim gibi okulların açılmasıyla koşturmacalar da başladı. Umarım hepiniz harika bir öğretim yılı geçirirsiniz. Bugün hem ismi hem fiyatı nedeniyle rastgele alıp çok beğendiğim, çantamın yeni gözbebeği Black Sun Sport by Salvador Dali'yi birlikte inceliycez.


Black Sun Sport by Salvador Dali ismiyle 2009 yılında satışa sununlan parfüm, 2007 yılında Black Sun ismiyle piyasaya sürülen Salvador Dali parfüm serisinin ikinci üyesi olma niteliğinde. Bir nevi asıl parfüm olan Black Sun by Salvador Dali'ye alternatif veya tamamlayıcı olarak çıkarılmış bir koku. Serinin yaratıcısı Antonie Lie, bu parfümlerin vermek istedikleri mesajla ve şişelerindeki sanatsal imgelerle Salvador Dali'ye göz kırptıklarını belirterek serinin isminin de nereden geldiğini açıklıyor. Black Sun Sport by Salvador Dali, sağlıklı yaşamayı, bakımı hayat felsefesi edinmiş modern erkeklere sesleniyor.


Parfüm, şişesinden tutun da kokusuyla da maalesef Versace Man Eau Fraiche'e çok ama çok benziyor. Fakat burada baskın taze baharat kokuları iki parfümü bir tık daha birbirinden ayırmakta. Söylediğim gibi baskın baharat ve turunçgil kokularınına sahip Black Sun Sport by Salvador Dali,  üst notalarında baskın olarak yuzu ve hindistan cevizi (ki ben hindistan cevizinden nefret ederim),  orta notalarında sardunya,  kapanışta da sedir, misk ve kehribar içeriyor. Eleştirmenlerden 10 üzerinden 7 alan parfüm, bir bahar ve gündüz kokusu olarak nitelendirilmiş. Kalıcılığı ve hissedilirliği gayet orta seviyede olan koku, parfüm meraklılarının en azından çanta boyuyla tanışması gereken bir ürün bana kalırsa.


Benim parfüm merakımı bilirsiniz. Genelde 50 ml hadi taş çatlasın 100 ml'den fazla parfüm almam çünkü çok çabuk sıkılır ve değiştirmek isterim bir an önce. Çantamda bir adet çanta boyu parfüm bulunsun okulda kullanırım diye öyle parfüm sitelerinde gezerken rastgele görüp hem ismine hem şişesine vurulduğum Black Sun Sport by Salvador Dali'yi ben çok sevdim ve neredeyse şişeyi bitirmek üzereyim. Misspera'da çanta boyunu ücretsiz kargo fırsatıyla 29.99'a temin edebileceğiniz bu güzel parfüm, sonbaharın en güzel müjdecilerinden biri oldu benim için.

11 Eylül 2014 Perşembe

10 Favori Yaz Ürünü / 10 Favorite Summer Products


Moschino Forever EDT


Moschino Forever hakkında çok fazla yorum yapmama gerek yok. Çünkü siz de iyi biliyorsunuz ki bütün yaz bu ürünü öve öve bitiremedim. Meyveli notalarıyla beni bütün yaz kendine aşık etti. Çanta boyu parfümlerimden, genelde ben bu parfümleri hiç denemeden uygun fiyatlı bulursam alır çantama atarım, daimi parfümlerim kategorisine atadığım tek isim oldu. Bayılarak kullanıyoruz efendim. Detaylarını merak edenler daha önce yazdığım incelemeyi buradan okuyabilirler.

Black Sun Sport by Salvador Dali EDT


Yine çanta boyu parfümlerimden Black Sun Sport, 2009 yapımı bir koku. Uygun fiyatlı olunca denemeden aldım attım çantaya. Sevdim mi sevdim elbette ama daimi parfümüm yapamam çünkü standart freshlikte bir koku. Çok ekstrem bir özelliği yok. Meyveli kokuları sevenlere yine önerilir. Ayrıntılı incelemesi ise çok yakında blogta.

Bod Man Freshest and Cleanest Body Spray


Bod, Gratis’in ithal ettiği bir İngiliz erkek bakım markası. Diğer ürünleri nasıldır bir yorum yapamam denemeden ama vücut spreyleri gerçekten çok başarılı. Alışagelmiş erkek kokularının dışına çıkarak yazın parfüm ağırlığını taşımak istemeyenlere harika bir deneyim sürüyor Bod bu seriyle. Freshest and Coolest ise benim bunlatıcı yaz sıcaklarında favorilerimden biri oldu. Hazır sıcaklar devam ederken bence hiç düşünmeden bir tane edinin derim.


Ralph Lauren Big Pony 1 Deodorant


Evet şarkıda da dediği gibi ozonu deldik, dibine geldik ama ben kendi midemin delineceğini bilsem yine de deodorantlardan vazgeçemem. Deodorantın bende yarattığı o hissi maalesef roll-on yaratamıyor. Son birkaç senedir AXE deodorant dünyasına yepyeni bir soluk getirse de benim favorim maalesef ki Ralph Lauren Big Pony 1. Buram buram turunçgiller kokan bu deodorant normalde parfümüyle kullanıldığında çok daha başarılı ama ben çoğu parfümle güzel bir uyum yakalayabildiğini düşündüğümden özellikle sıcaklarda yanımdan ayırmıyorum.

Lorea’l Paris Men Expert Deodorant 96 HR Roll-On (XXL)


Bir insan XXL boyutlarda bir roll-on neden kullanır emin olun ben de bilmiyorum ama Lorea’l Paris’in bu roll-onlarının hastasıyım ve sanırım sadece bunu bulabildiğim için almış olmalıyım. Öyle veya böyle her ne kadar ülkemizde satılmasa da L’oreal Paris’in Men Expert serisi çok ama çok başarılı bütün ürünleriyle. Ha ülkemizde de satılıyor aslında ama saçma sapan fahiş fiyatlarla. En yakın zamanda adam gibi bu ürünlerin ülkemize gelmesini diliyor ve sizi 96 saat sürmese de 12 saat süren bu kuruluk hissiyle başbaşa bırakıyorum.

    EOS Lip Balm ( Summer Fruit & Sweet Mint)



    EOS ile online bir kozmetik alışverişim sırasında indirimde gördüğüm için sırf merakım yüzünden tanıştım. Ben sadece Summer Fruit ve Sweet Mint’i sipariş etmiştim ama kargodan bir de Strawberry Sorbet çıktı. Diğer ikisini kullandığım için elimde kalan Strawberry Sorbet’i fotoğraflayabildim ben de. EOS Lip Balm doğal içeriği düşünüldüğünde bu konuda başarılı bir ürün ama abartıldığı kadar var mı? Bence yok. Ben tatlarını her ne kadar beğenmesem de yapılarını ve nemlendirmelerini sevdim. Yaz için ağır olmayan ideal birer lip balm.

    Neutrogena Moisturizer with SPF 15 (Nerdic Berry)


    Maybelline NY Baby Lips mi yoksa Neutrogena Moustrizer mı diye çok ikilemde kaldım açık söyleyeyim. Fakat bu cehennem sıcaklarında Neutrogena'nın ince ve hafif yapısı düşnüldüğünde ayrıca da yazın kullanma sıklığım göz önünde bulundurulduğunda Neutrogena bu tahta oturdu. Nerdic Berry'nin tadı ve kokusu muazzam, koruması ve yapısı ise inanılmaz. 12 ay boyunca dudaklarından çok çeken biriyseniz bu lip balmı yanınızdan ayırmayacaksınız!


    Men-Ü Healthy Facial Wash


    Men-Ü de yine ülkemizde bulunmayan İngiltere orijinli bir marka. Yaz favorileri değil ithal mal reklamı oldu bu liste resmen siz de haklısınız. Fakat namını çok duyduğum bu ürünü muhakkak denemeliydim ve hak da verdim. Çok yağlı bir cildiniz varsa benim gibi bu ürün gerçekten büyük bir nimet. İlk yıkamada bile yüzünüzde geriye kalan o temizlik hissini kesinlikle fark edeceksiniz. İçerdiği çay ağacı yağı, kükürt gibi maddelerle ise gönlümün efendisi, bu yazın ağa babası.

    Bulldog Skincare For Men Original Shower Gel


    Bulldog da İngiltere orijinli bir erkek bakım markası. Ürünlerinin çok başarılı olduğu söylenemez ama içerik ve koku kısmında gerçekten bu işin hakkını veriyorlar. Siz de benim gibi feminen kokulara sahip veya traş losyonu gibi kokan erkek duş jellerinden bıktıysanız bu bitkisel ama buram buram maskülen kokan duş jelini çok seveceksiniz. İçindeki 7 farklı yağın yanı sıra aloe vera ve mentholle de cildinizi besliyor.

    The Body Shop Seaweed Matifying Moisture Lotion SPF15 


    The Body Shop, Shaya bünyesinde kardeş markası Starbucks gibi dünyada hatrı sayılır bir yere geldi son dönemde. Bitkisel kozmetik denildiğinde akla gelen The Body Shop'ın yosun özlerinden oluşan serisinin SPF15 içeren yağlı ciltler için ideal nemlendiricisi bu yazın kurtarıcısı oldu. Sadece yaz demeyelim. Yılın 10 ayı güneşli İzmir'de yaşadığımı düşünürsek daha çok ihtiyacım olacak.



    Bu arada mutlaka ALL Magazine'in Eylül sayısını okumadan geçmeyin. Modanın Ankaralı kızı Ece Sükan'ın insanı kıskanmaktan çatır çatır çatlatan başarı hikayesine mutlaka bir göz atın!